5 Kasım 2016 Cumartesi

ROKA'NIN HİKAYESİ:



Yağmurlu bir akşam,Ramazan.
Atılmış bu bebecik bir evden,soydaş bilmez sadece insan bilirmiş.
Yok, onu evden atan pisleri insan sanırmış.
Bahçe duvarından seslenmiş evin babasına.
"miyav, gel beni kurtar, baba çok küçüğüm,ıslağım,açım"
Kedicik ev bilirmiş,kedi kumu bilirmiş,elektrikli süpürgeyi bile bilirmiş,ama kedi görmemiş bilmezmiş.Ateşlenmiş bebecik,ağzına şurup damlatmış annesi.İyileşmiş.
Koşmaya oynamaya başlamış.
Kedileri tanımış,evdeki Maydanoz kızı fır fır kovalamaya başlamış.
Annesi "oğlum, kızımı kovalaman için büyümen gerekir “ demiş ama nafile.
Maydanoz kız da kıyamazmış ona vurmaya.
Maydanoz’un sakin,hımbıl yaşamına hareket gelmiş, iyi de olmuş.
Evin babası, anneye demiş ki:
"Maydanoz sana benziyor, sert görünüşlü ama merhametli"
Bir sabah yavru kedi annenin yorganın üstüne oturmuşken:
Baba "senin göbeğinin üstünde Hopdediks’in köpeği İdefiks’ e benziyor bu."
Anne sakin sakin:
"Aaa bunun adı İdefiks olsun"demiş.
Baba yinelemiş"burada Hopdediks sen oluyorsun"
"Biliyorum "demiş anne yine gayet sakin.
(inadına kızdırmaya çalışana,inadına kızmamak çok daha zevkli,deneyin bakın.)
Ama bu yumuşak görünüşlü bebek,çok maço,dominant bir karakter olduğu için büyüyünce bu isim yakışmazmış vazgeçilmiş.
Daha kedileri çok tanımazken,her şeye maydanoz olmak bütün kedilerin huyu diye bilmezken adını Maydanoz koymuşlar ya öbürüne.
"Buna da Roka diyelim"demiş anne.
Bir sabah anne Roka'yı evde ara ara bulamamış ki,oğlunun odasının önünden geçerken onun yastığında iki minik kulak görmüş.Sırtını onun yanağına dayamış uyumuş.Ama beraber uyuduklarından abinin haberi bile yokmuş.
Havalar güzel giderken onu da dışarıdaki yuvaya,bütün kedilere alıştırmışlar.
Yalnız her gün girer, annenin kucağında yaşının ihtiyacı olan sevgi uykusunu uyur,Maydanoz ablaya da spor hocalığı görevini ifa eder,ona günlük antremanını yaptırırmış(Yalnız artık Maydanoz'un patileri armut toplamıyormuş)
Hatta annesi gazete okurken,o da omuzundan aşağı patilerini yaymış bir kürk etol! görüntüsünde keyifle uyurken,annesi de başını ona dayamış uyumuuş.Abisi de onların resmini çekmiş,ama o resim buraya konmazmış,özelmiş. ❤

30 Eylül 2016 Cuma

Heathcilff

İnstagram hikayelerimden:

 Mr. Heathcliff
çok geçmişten bir bey. .
İnsanlardan uzak durarak, sokakta yaşlanmayı becermiş bir kedi.

Ben bahçeye yemek vermeye çıktığımda kapının dışından bizi izler, ona da bir et payı vermek istediğimde tepki her daim korkunç tıslama eşliğinde fotodaki görüntü...

Bahçede et suyuna lapa, kuru mama vs.var, ben girdikten sonra onları yemek için bekliyor.
O zamanlar ondan biraz ürktüğümü yazmışım. Ne ayıp! Ama benim de kedi tarihimin başlangıç dönemi...
Gel zamaan, git zamaan.. Bütün vücudu ile bacaklarıma sürtünüp okşatır hale geldi tabii.
Heathcliff koymuştum adını. Çirkin karizma olduğu için.
O da beni ödüllendirdi Heathcilff'in büyük aşkı Catherine* derecesine çıkartarak.

Yine bir zaman daha geçti. Artık sadece sıvı gıdalar ile beslenir oldu. Bol et suyu, çorba, süt...
Daha da sonra tamamen yemeği bıraktı. Yoo önemli bir hastalığı yoktu, çok  ihtiyardı sadece.

Bir gün yine yemek vermeye bahçeye çıktığımda yüzünde çok huzurlu bir tebessüm, güzel gözlerini bana dikti.
Emin olun bana o kadar güzel bakan daha olmadı. Gözlerinde bütün yıldızlar, gökkuşağı, samanyolu...

Bahçe kedi dolu, iki adım atmama bile izin vermeden yemek diye her yanımdan tırmanıyor, zıplıyor, miyavlıyor..

Ama o an Heathcliff için sanki dünyada sadece o ve ben varız.

Büyük bir sevgi selinin içinde yüzüyorum anlatılmaz, ancak yaşanır.
Bu anın tadını doyasıya çıkarırken, bulutların üstünde gezerken, bir yandan da bunun artık bir veda olduğunu bütün iliklerinde, hücrelerinde hissetmek...
Nasıl bir şey olduğunu, ne  halde olduğumu anlatabilmem mümkün değil.....

Gizlemedi kendini...
Gece yatak odamın önünde gitmiş.
Şimdi bedeni eski evin bahçesinde.
Sıcacık sevgisi ise her an yanımda.

(*Bahsi geçen roman kahramanları: Uğultulu Tepeler, veya özgün adıyla Wuthering Heights kitabından.  yazar Emily Bronte.)
(Ayrıca çizgi film karakteri Heathcilff' de varmış meğer. Benim o zamanlar haberim yoktu bundan)

12 Temmuz 2016 Salı

LULU SULTAN

                                     

Asaletmeap. Haşmetmeab. İmparatoriçe.
Dediğim dedik, çaldığım düdük, hatta vet. babamızın tarifi ile "bu kadın olsa dünyayı parmağında oynatır" dediği hatun benim. Evet.
Ben Kraliçe Lulu.
Bütün ünvanlar benim.  Hepsi bana yakışır.
Been bu eve g-i-r-e-c-e-ğ-i-m!" dedim ve girdim.  Maydanoz'u kapı dışarı ederek hem de.
Bunun için çok mücadele ettim ve sonunda muvaffak oldum.
"Tırnaklarım ile kazandım"  diye bir söz varmış,  buna ihtiyaç duymadım.
Halbuki kediyim malum, tırnaklarımı kullansa idim gayet doğal bir şey olurdu bu.
Fakat gerek duymadım,  akıllı pisihanımların taktikleri çok farklıdır.

30 Haziran 2016 Perşembe

Rott Roza hanım


İnstagram Hikayelerim:
Maşşaallah kızımıza da, "hep kedi, hep kedi! biraz da ben konşacağım" dedi kendisi:
Roza vee

Ben bu evin koca kara kızı, şimdi kısır, şişko bidonuyum. Fotograf sizi yanıltmasın çünkü bu fotomuz 3 senelik.
Evin delikanlısı ille de ille cins hayvan isteyince, az havlayan ırk olarak ben gelmişim. Kuyruğumun kesilmemesini ise bu kadına borçluyum. Kumam o benim.

25 Haziran 2016 Cumartesi

MR. MAW MAW ❤️

 İnstagram Hikayelerim:



Merabalaar. Efendime sööleyeyim ben bu maaalenin kedisi olarak mutlu, mesut yaşayıp, arada gelip bu bahçede karnımı doyururdum. Adımı da Mav-mav koymuşlardı.
Bi gün çok çok hastalandım, yine bahçeye sığındım. 
Aha bu üstüne yattığım terliklerin sahibi babalık evde yokmuş; bu kadın dedi ki: "Burada uslu uslu yat bekle, sakın bir yere gitme! Baba gelince sana iğne yapacak".

PAMUK PRENSES

İnstagramı Hikayelerim:
Demişti ki geçmişte:
"Ay var ya bu kadın beyaz kedi sevmezmiş meğer. Kedi dediğin tekir olmalı, desenli olmalı dermiş.
Şimdi bana içi gidiyor ama, bir yandan da: "kızım, bu şimdi minik bir top olduğu için çoooook ama çoook sevimli. Bakma büyüyünce sıradan renksiz, çizgisiz bir şey olacak işte. Napıcan eve saklayıp, ev bul buna eev" diye kendine telkin ediyor. 💖
Bende bi bahtsız göz çapağı, bahçenin ayrık otu ki sormayın.

YUMUK BEYLE TANIŞMAMIZ

İnstagram Hikayelerim:


Aylardan Ekim... Gece.
Babaannemiz gezmeye gittiği için babam bisikletle onun kuşuna ve çiçeklerine bakmaya gidiyormuş. Kaldırıma yakın bir noktada beni görmüş.
Yeni bir kaza? darbe? yaşamışım.
Ayağa kalkamıyorum, kafamı yerden kaldıramadan sürükleniyorum. Her yere kan bulaşıyor.

Beni güvenli bir noktaya koyup, hemen sadece kuşun yemini tazeleyip dönmüş.
Gelince ama, beni epey aramış, devekuşu gibi kafamı sarmaşıkların arasına sokmuş, totom dışarıda vaziyette bulmuş. 😭