5 Eylül 2013 Perşembe

Pisi Pisi julia 3

(Ve  Meltem)

       

                                      Julia'nın  bu şekilde uyuduğu çoğu zaman, yönü de tam kıble olurdu. :))

Evdeki sakin günlerimizde; ben en derin, en tatlı uykumu uyurken annem kendi kendine konuşmaya başlar. Benimle konuştuğunu düşünüp, uykumu feda eder kucağına çıkarım. Kıpır kıpır yuvarlanır ve ve ona sevgi masajını yaparım, ki ben bunu içimden gelen çoşkuyla az biraz tırnaklarımı devreye sokarak yaparım. Annem benimle tatlı tatlı sohbete devam ederken artık canı da acıyınca  " öööf " diye beni kucağından  atar. " İnsanı telefonda da rahat bırakmıyorsun"  diye kızar.

Telefon nedir bilmediğim için, bu hadise sürekli tekrarlanır evde. Telefon  bizim dünyamızda ihtiyaç duyduğumuz bir şey değildir. Biz kulağımızı, kuyruğumuzu, bıyıklarımızı,burnumuzu  ve TIRNAKLARIMIZI kullanarak iletişim kurarız.

 Ööf neyse...

Bir gün bizimkiler gezmekten eve döndüklerinde, beni bahçede başka bir kediye ait yuvada buldular. Şaşırdılar tabi " Aaa kıyamet yakın herhalde. Julia başkasının yuvasına girmez, bunda bir tuhaflık var" dediler.
Nasıl iyi tanıyorlar beni; yuvama  bir kedi sürünsün, bir daha hayatta orada yatmam biliyorlar.  Dışarıda yaşarken,  annem bana yeni kutu bulmaktan helak olmuştu çünkü.
Evet, az buçuk haşat olmuştum. Bacağımda açık bir yara ve kalça kırığı. Hemen dikiş atıldı ama kalça kırığına yatmaktan başka yapacak  bir şey yokmuş. Günlerce kapalı balkondaki tuvaletimize yakın noktada bir kutuda yattım.  İyileştikten sonra annem dedi ki: " eski zarif yürüyüşüne hafif bir kırıtış eklendi, şöyle sağdan sağdan.  Yakıştı sana."
Ee güzele her şey yakışır.

Şu adını  kesinlikle ağzıma almadığım düşmanım dobermanın,  komşusu bir Bursalı teyzeler vardı. Onlar da, hem bizi  hem de bu köpeği çok seviyorlardı. İkisi bir arada nasıl oluyor hiç aklım almıyor ya!  
Bu teyzem ve kocası, benim okulun orada trafik kazası geçirdiğimi söylemiş.

Tööbeeee töbeee;  lütfen bana söyleyin, hangi araba diş izi bırakır?
Hem okul, benim alıştığım bildiğim sahil yolunun tam zıt istikametinde ve iki katı mesafede.
Ben öööömmrüümde o kadar uzağa gitmedim! Üstelik bir kedinin okulda ne işi var?
Dedim ya biz herşeyi biliriz diye, bizim asla bir okula ihtiyacımız yoktur.

Annemler,  bu palavraların kavga çıkmasın diye atıldığını anladıkları için ses çıkarmamışlar. Buna beyaz yalan denirmiş.
Babam  o köpeğe kızgın ve küskün  bakarak, bana verdiği zararın hesabını sormuş. Utanmış beyefendi ve ağzına ekmeğini alarak benim yaptığım yaramazlığı anlatmak istemiş.
Evet ne var?  Evde  yiyeceğim eti bile seçip, bazılarına burun kıvıran ben, onun önündeki kuru ekmeğe tamah ediyordum. Sırf onu sinir  etmek için ekmeğini çalıyordum, nooolmuş? Gıcık şey, beni ispiyonlamış!
(Gerçi tek ispiyoncu o değilmiş. N. amca da defalarca görmüş beni.)


Meltem
Tabi beni yenince de, o cüssesiyle benden korkmasının komik olduğunu da farketti pislik! Hayır bir şey değil, böyle böyle benim rengimdeki kedileri kendine düşman bildi bu köpek.
Hani pazarın kurulduğu günler, bir kaç sefer yavrular kaybolmuştu ya. Bir benim, bir Maydanoz ablanın, bir de Yağmur pisi mesela..
Aynı zamanda,  başka yerden başka yavrular da getiriyordu bu pazarcı amcalar..
Bunlardan bir tanesi de, Meltem adını taktıkları bir kızdı. Amaan bir görseniz, benden beter utangaç. Ben bir süre saklanmıştım sadece, o aylarca kaçtı. Annemi çok sevdi, onu görünce sevgi masajı dansları yapmaya başladı. Ama uzaktan, uzaktan. Annem onun et payını diğerlerine    kaptırmadan vermek için ne uğraşırdı. 
İşte benden sonra, Meltem çok ağır yaralandı. Renkleriyle bana benzemesinin kurbanı oldu garibim. Kaçamadığı için, yarasıyla ilgilenebildiler.  Arka sol bacağını bir daha kullanamıyacak olsa da, benimkinden çok çok daha büyük olan açık yarası bayağı toparlanmaya başlamıştı. Fakat Meltem ilaçları sürüldükten sonra, gidip yandaki amcanın arabasında saklanıyordu.Hatta annem onu kutusunda görmeyince, onlara söyleyip arabadan çıkarıyordu. Ama bir gün hiç arabayı kontrol etmeden, uzak bir yere gezmeye gitmişler. Meltem de gitti tabi. En azından üç bacakla da olsa, yaşayacak kadar iyileşti diye teselli bulduk hepimiz.

Ben bu geçirdiğim kazadan sonra uykumda kabuslar görmeye başladım. Annem hemen sesimi duyup gelir; tatlı bir sesle  kulağıma evde güvende olduğumu, korkmamamı fısıldardı. 
Tabi bazen gece uykudayken, kalkmaya üşenip uzaktan seslenerek teselli ettiği de oluyordu.
Olsun her ne şekilde olursa olsun, işe yarıyor, ben rahatlıyordum.
Julia
   Annemin bahçede  her zaman yemek vardı, ama ben yine de avcılık yapardım. Artık serçe ya da kertenkele ne bulursam,  avladıklarımı da ağzımda getirir, yavrularımı çağırırdım.  
Yavru? 
Yavru nerede? 
Benim artık yavrum olmuyordu ki, hem de kaç yıldır?
Fakat ben bunu arada sırada unutup onlara yemek getiriyordum işte. Gelip de bahçede yavru bulamayınca;  annemi yavru çağırma sesimle çağırıp, avımı ona ikram ediyordum. O melodimle çağırıyordum çünkü, artık ben de bir yetişkin olduğum için kedi annemizi yemeğe çağırma bestesi yok bizde. O konuda sadece yavru bestesini biliyoruz, o şarkımı  söylüyordum. 
Peki annem bu ikramımın kıymetini biliyor muydu?  Tabi ki hayır! 
Bana "tok evin aç kedisi, ne diye o kertenkeleye eziyet ediyorsun?" diyerek ;  'daha canlı bu, yaşar ' diye alıp uzağa atıyordu. 
Ben size insanoğlunun ne kadar nankör olduğunu söyledim daha önce değil mi?
Devam edecek...
Julia ve Köfte
Julia'yı emen büyük kediler

7 yorum:

  1. ahhh yaa maşallah uyuyusa bak
    ne diyeyim Rabbim buyuk iste

    Telefon nedir bilmediğim için, bu hadise sürekli tekrarlanır evde " aahahahah allaaaam ya

    tırnaklarınızı nasıl kullanıyosunuz? bıyıklarla kuyrugu biliorum ama :/
    her gun yeni bisey ogreniorum ben biliyomusun Julia annecigin sayesinde .)

    hahaha sıkılmıs buda öööf neyse ni yerim senin tipsiz

    ooof kiyamam sana du bakalim
    aaahshshah aaah o annecik var ya beni yerlere yatirio gulmektennn
    ahahahah " eski zarif yürüyüşüne hafif bir kırıtış eklendi, şöyle sağdan sağdan. Yakıştı sana."
    ahausaaha allaaam ya ben deli o benden deli sen Julia hepimizden deli ahahaha

    e yalan iste yalanon daniskası artik arabanin disleri vardiysa demekki !! bilmemnenin cocuklari yazardimda annen kiziyo kufredemiciim suan

    ahh iste en cok biz insanlardan korkmaniz lazim sizlerin yalana bak trafik kazasi hey allaaam ya !

    len!! julia! allaam ya sen ne gidipte bebenin ekmegini caliyosun yaaa minnakKofte!

    :((

    uuuf gulsemmi aglasammi allaaam ya meltemde gitti tabii yazmis ya allaaan delisi ahasushaua uuuf kiyamam olsun en azindan yasiyo ya cok sukur hamdolsun :(

    bak yaaa bak yaaaa kertenkele getirmek tamam da ahshhahs yerim seni yaaaa :(


    YanıtlaSil
  2. hhhhiiiiaaaaaa nooolmus burda boyleeee parti falan mi veeerdiniz bensiiiiz yaaaa yaa yaaaa :)

    ne guzel olmussss bide bide coook iyi olmus oh be ;))

    neden bahsettigimi anladin sennn

    bak hic baski yapmadim lalalaaaa :)))

    YanıtlaSil
  3. enem hageden yaa aaaa ccoook sevindim su acincak halimle yeminle oolleeeyyyy

    yarin aksama kadar benden ses cikmazsa beni de aramaya cik sen bence :((

    YanıtlaSil
  4. Ee kızdıkları zaman tırnakları ile çiziyorlar ya, biliyorsun sen bunu. :))


    :)) inşallah kedi kızın Mia doğurdu diye güzel haberlerini bekliyorum. Hadi Mia, gayret Mia. Sezaryen olmadan doğur Mia. :(

    YanıtlaSil
  5. fenalardayim juliiaaa
    dertlesiym gidiym dedim
    walla terelelli olcam bu gidisle hic bi hekim beni duzeltemicek alip beni vitrine koycaksiniz ordan izliceksiniz bu gidisle
    hhaaaaaay nefes alabilsem bide

    gittim gelcem gene optum

    YanıtlaSil
  6. mia ameliyat oldu ve atlattı çok şükür annesi. merak etme sen.:))

    YanıtlaSil
  7. oohh evet cok sukur hamdolsunnn loyloyloyyy

    YanıtlaSil

Miyaaaavv dedi kedilerim :)