27 Eylül 2013 Cuma

Kedi Carrefour Hanım 1

Carrefour (ve Yağmur ve Bora)

Evet buyurunuz bizim Carrefour hanım:
 Carrefour:  Aaa  sıra ne çabuk bana geldi canımın içiii? Daha bana çok var diye rahat, keyifle yatıyordum şuracıkta. Hayırdır?
Ben kedili teyze: Canım öyle istedi tatlım. Hem sen mıır  mıııııır sohbeti en beceren kedimsiin.

Carr:  ıııeeveet çok seviyorum insanları ne yapayııım?
 Ben: O yüzden geldim ben de sana. Hadi anlat bakalım maaavv. :)
Carr: Hıııımmmyv, 2008 yazıydı işte, senin yanında doğsaydım  doğduğum günü kaydetmiş olurdun ama ben o şanslılardan değilim maalesef. Bir aylık filanım. Carrefour süpermarketin karşısında durak var ya, sevgili insan babacım orda arabadan inmiş çaprazındaki trene binecekmiş. İşe gidiyor  sabah sabah,  beni o trafiğin çoook hızlı aktığı anayolda,  caddenin ortasında korkudan secde vaziyetinde yere yapışık buldu işte biliyorsun. İki yanımdan arabalar hızla geçiyordu vıııın diye aaaaaay.
Ben: Ne işin vardı orda peki?
Carr:O kadar küçüğüm ki hatırlamıyorum sanırım biraz da korkudan. Herhalde annem karşıya taşırken düşürdü, sonra da alamadı beniiiii.  :((
 Ben: Ooy oy dur hüzünlenme, kıyamam. Zaten annesiz kalmadın ki. Sen anlatmaya devam et. Sonra ne yaptı benim sevgili kocacım?
Carr: Annem oralardadır  diye beni  çok dikkatli tutarak, bir köprü ayağının altına koydu.  Akşam üzeri  dönüşte beni kontrol etmek için  kendine de hatırlatma kurmuş, benim bundan haberim yok tabiii. Geldiğinde ben aynı yerde duruyormuşum, o sıcakta saatlercee ay ay ay. Aldı beni, torbasına koydu. Arabaya bindik, ben nasıl edepsiz bağırıp tırmanıyorum bir görsen. Eliyle okşayıp sakinleştirmeye çalışıyor filan.

Ben:Bana da mesaj çekti 'bebek getiriyorum, biberonu hazırla'  diye. Geldiniz  bir tıslıyorsun güya beni korkutmak için ha ha ha.  Ama samimi söylersem,  gördüğüm en sıkı tısrasındaydı seninki.  Bir de baktım ki, benim  saf kızım Julia' nın yavruları kadarsın. Seni bir gün besledim ben, sonra o yavruları eve alıp seni onlarla beraber biraz uyuttum tamaaam. Kokunuz karıştı birbirine, verdim seni  Julia' nın me.melerine. Yaşasıııın.
                        (Julia'nın kendi yavrularının yanında Carrefour'u ilk emziriş anı)
  Carr: Eveeet mmmyyaşasııın o süt annecim benim. Hiç itiraz etmedi bana.
Ben: Etmeez benim prensesim. Julia' nın me.meler sebiiil.  Bu konularda beni yalvartan cadı,
Lulu' ydu. Bir hafta razı etmeye uğraştığımı bilirim. Sen iyi ki ona denk gelmedin bak!

Carr: Iıııy onu hatırlamıyorum ben. Neeeyse! Ondan sonra bana bu saçma ismi koydunuz!
Ben:Ha ha ha!

Carr:Gülmee, hem kabul etmen gerekir ki isim koyma konusunda oldukça kabızsınız yaniiii!
Ben: Oooy senin gibi kibar bir kedinin ağzına bu kelime hiç yakışmadı ama.
Carr:Yalan mı, yalansa yalan de  hadi! Maydanoz teyzeden sonra eve ilk gelen yavru kediye de Roka adını takmışsın. Ben et yemez bir kedi kızı, sen ot yemez bir insan kızı, rokanın tadını bilmiyormuşsun!

Ben: Yaa ya, meğer acı, mayhoş bir tadı varmış. (hala da bilmiyorum ya) O kediciğin çok çileli acılı bir hayatı olmuştu. İsmi ile müsemma bir de Bora oğlan vardı sen bilirsin onu. Allah'ım Allah'ım pencere koluna elimi attığımda -görüyorum taaa nerde ise öbür mahalle mesafesinde! O kolu çevirinceye kadar farkeder, fırtına gibi koşar hemen önümdeki ağaca konuçlanır! Pencere açıldığı an odanın ortasında çiçek gibi bir Bora açar yerde.:))
Carr: Ona niye o ismi koymuştunuz?
Ben:Özel bir sebebi yok. 2 kardeşdiler,Oya ve Bora taktım birbirine uyumlu. Aman aman aman, bir daha isimleri koyarken anlamlarını önemsiyeceğiz demiştik.:)




Carr: Ama bana Carrefour koydunuz!
Ben: Hayır koymadık aslında. Ama tatlım yaa sen geldiğinde bahçede 35 kedi vardı. İsim bulmaktan yorulmuştuk. "Carrefour'un  ordan gelen kedi" derken kısaldı cümle, sen de öğreniverdin hemen. Kaldı öyle. Bu arada  aklıma geldi sahi,  senin iki kız beben vardı ya. Mahallenin çocuklarının onlar için Real ve Migros adlarını önermeleri çok komik ve süperdi. :)
Carr: Allah muhafaza, Allah muhafaza. Ne bu aaaa, moda oldu diye bahçeye AVM mi kurdunuz?
Ben: Hah ha ha, ama kabul et, güzel  fikirdi gerçekten.  Neyse;  işte böyle geldiği yere göre isim şekline dönünce olay, Yağmur diye bir kızın getirdiği kediye de Yağmur takmıştık.

Carr:Hı hı onu hatırlıyorum, gelince 2 gün ağlamıştın. Kaybolunca da 2 gün. Sende bol yağmur yağdırmıştı yani.
Ben: Bak sen neleri de hatırlarmış? Ama kuzum yaa, Ramazan' ın 1. günü gelmişti. Çok küçüktü gözleri iki gün sonra açıldı o kadar yani! Bahçede günde bilmem kaç sefer, gözlerine ilaç damlattığım  5  yavru, 35 kedi,  üstelik Ramazaan ve biberon bebeği ve ve onun tuvaletini yaptırmak  gözümde öyle büyüdü ki o an. O Yağmur denen kızdan çok çektim ben. Hayır hayvana eziyet eden çocuklar sorundu zaten. "Bu kız seviyor bak ne güzel" dedik ilk önce. Ama kazın ayağı öyle çıkmadı bebişim.

Carr:Biliyoruuuum biliyoruuum, sevicem diye yavruları annelerinin yanından alıyor sonra da hooop sana ihale.
Ben:Ya ya, hem de kaç tane! Bir de bütün o suçları!  'Mert yaptı' derdi. Kimdir bu Mert?  Nerdedir  bilen yok. Ha ha ha . Bugün gülüyorum ama o gün evlerine gitmiş,hayatımda ilk defa bir çocuğu şikayet etmiştim.
Sinirden ağlamıştım çünkü.

Carr: Evlerine gidince ne oldu?
Ben:Ooo, annesi üveymiş meğer. Yok öyle cadı değilse de "ben yeni evliyim, eşyalarım yepyeni. Annanesi ile onun hayvan sevgisi aman aman" dedi kadın. "Evde hayvan istemem, hem yeni hamileyim. Onun için oruç tutamadım" filan dedi. Ben bunu sormamıştım halbuki!
Bu da demek ki alıyor yavruları,  artık bodrumda mı bakmaya çalışıyor ne yapıyor; bir nevi işkence size aslında. Çünkü kaçmasın, kaybolmasın diye kapatıyor. Daha önce Bora 2-3 aylıkken  kayboldu. her tarafı aradık yok, yok!  Bir kaç gün sonra ortaya çıktı. Bir yere kapatılmış belli; içeri sığamıyor, dışarda duramıyor. Bunalıma girmiş, stresten salya, sümük hasta olmuuş. Bir daha iflah olmadı, hep sorunlu bir yavrucaktı. Bu işte de  de Yağmur suçlu diye tahmin ediyoruz. Evin çevresine yaklaşması hem ailesi, hem biz tarafından yasaklanmıştı.
Carr: Mıııııııyayyyy,  Yağmur kedi nasıl kaybolmuştu?
Ben: Kurban bayramından  2 gün evvel kayboldu. Akşam ben ekmek almaya giderken ne kadar dikkat etsem de peşime takıldı sanırım. Pazarcıların toplanması da bitmemiş. Herhalde onların arabasına girdi. Ertesi günü pazar başka ilçeye kuruluyor, bizden uzaaak. Özel olarak gittim benim evin çevresindeki bütün pazarcılara onu sordum.  Gören olmamış ama zaten bir kedi insanların ruhu bile duymadan girip çıkmayı becerir. Benim ki öylesine bir umuttu işte.:(
Carr: Kıyamaaam!

Ben:Sen de habire kaybolurdun, unuttun mu? Sahipli olduğun belli olsun diye boynuna süslü tasmalar asardım. Yine işe yaramazdı. Bir hafta filan sonra ortaya çıktığında o taktığım yok tabi. Kafayı yerdik: "Bu kızın boynuna kamera asalım, nerelere gidiyor bir öğrensek" derdik. 
Carr: Kıh kıh kııh.
Ben: Gülme köftehor, zaten azıcık büyüyünce pek bir free takılır olmuştun. Süt kardeşlerinle yatmıyordun. Senin kızan dönemlerini hiç görmedik mesela! Bir de üstüne, yok oluyordun ortadan!
Ne kadaaar zaman sonra bir gün seni yanımda gören Doğanay demez mi: " Bu benim kedim, ben buna hep çekmecede baktım!" Buyur buradan yak, hep büyük birisine sığınıyorsun diye zannetmiştik biz.
Carr: Iıhhhhh, Doganay bakıyordu bana ama annanesi istemiyordu.
Ben: Aaah bu büyükler! Halbuki Yağmur'un annesi yok; Doğanay'ın anne, babası ayrı. Her ikisi de sevgi eksikliğini hayvanlar da gidermeye çalışıyor, ne olurdu biraz anlayışlı olsalar! 
Carr: Aaah nerdeee? Çocuklar da bu işi gizli becereceğiz diye, bize eziyet ediyor.
Biz oyuncak değiliz ki. :( 

Ben: Ayrıca sen kuru mamadan başka bir şey yemeyen bir cadıydın. Ne yer, ne içer diye bir merak ediyorduk. Bir gün evde bir baktım; ekmek çaldın, kuru ekmek yediin. Ne şaşırmıştık ama merakımız da giderilmiş olmuştu böylece. Açlık nasıl da terbiye ediyooor değil mi?
Hem senin oğlan çocuğu merakın da burdan geliyormuş meğer. Pencereden veletlerin sesini  duyunca bile dikkat kesiliyorsun.
Carr: Heh hehe hehe.

Ben: Gülersin tabi, eve erkek misafir gelsin daha totosu yere değmeden sen kucağına atlıyıveriyorsun. Hatta kıyafetlerine titiz damadımız geldiği zaman yine  aynısını yaptın. Ben de bir türlü geçmeyen hapşırığın sümüğün adamcağızın üstünü kirletmesin diye kaptım seni. İyilik yaptım güya. Aah ah, sen adamı bırakmıyacağım diye taktın tırnağı,  pantolonun bir ipini çektin. Ne utandım, ne utandım! O gün "bir şey yok, bir şey yok" dedi ama kesin o takım elbisesini gözden çıkarmıştır bizim damat. Seni çinlilere yemek diye satsak ödeyemeyiz parasını. Rezil olduğumuzla kaldık!

Carr: Ama ben isteyerek yapmadım kiiii.... Seviyorum babaların kucağına çıkmayı, ne yapayııım? 
Ben: Evet zaten ortalıkta testesteron sahibi biri olmadığı zaman anca aklına geliyorum zaten, farkındayım!

Carr: A hiç te bileee, seni de çok seviyorum beeeenmimyvvv!
Ben: Hı hı, ne demezsin.

Carr: Aşkolsun ama ağlarım ben şimdiiiiii.  
Ben: Off canımsın yaa, kıyamıyorum yine sana.  Bilirim ağlarsın çünkü evde yalnız kaldığın zamanda da  ağlıyorsun hemen.
Carr: Eveet ya, mııııyy ysnf...
Ben: Biz de bu yüzden seni asla yalnız bırakmamaya çalışıyoruz ya!. Birlikte gezmeyi unuttuk artık.,
çıkmak zorunda kalırsak ta Cuncür evde zaten. Tabi bu konuda tek sorumlu sen değilsiiiin, oooy yanlış anlamaaa. Roza var, diğer kediler var,  yemek saatleriniz var.
Ezkaza yanlız olursan bütün süs eşyalarımı talan ediveriyorsun. .Bir gün birlikte birlikte bir ziyaret yapmak zorundaydık. Biz çıkarken Cuncür de kapıdan sıvışıverdi mi?  Yeni çıktığı anda onu yakalamaya çalışmam ise büyük tehlikeydi.
Bunu iyi öğrendim ya zamanla; ellemedim o yüzden.. Çünkü dolaşmak istiyor , benden kaçarken trafiğe dikkat etmeyip kaza geçirebilir Allah muhafaza. Biz öbür evde seni de dışarı çıkarabiliyorduk aslında. Çünkü sen zaten kaç yaşına kadar dışarıda yaşadın.

Carr: Hı hı evet, ama  zaten çıkmayı sevmiyorum ben. Siz çıkarınca bile nasıl itiraz ediyorum eeee eeee eee diye.
Ben:  Ya ya ya.. O günde dedik  ki abinin işten eve gelmesine az kaldı. Ne yapalım o zaman kadar yalnız dursun çaresiz. Onunda işi varmış, "geç geleceğim biraz" demez mi!
 Carr: Evet geldiğinde gözyaşları içinde buldu beni. Aldı kucağına, yatırdı yanına. Teselli etti benii. Çoook fena olmuştum amaaaaa....

Not:  Upuzun bir yazı olmasına rağmen Carrefour'un konusunun yarısı bile bitmedi. Gerçi uzun uzun anlatamıyacağım iki kıymetli kedim Yağmur ve Bora'nın hayatları işlendi bir parça.  Sanırım bu konu 1- 2- belki 3 şeklinde devam edecek.:))
Çok sonra not: ben bu blogu artık yanımda olmayanları anmak için açmıştım. Sonra niye, ne oldu da bu hatunu anlatmaya başladım bilmem. Neyse başladım, bir ara tamamlıyacağım inşallah. Carrefour hanıma uzun ve sağlıklı ömür dileğim ile.  :)))
3. 2014 yılından not: Carrefour hanım bu taşındığımız eve ve bahçeye alıştığı için artık dışarı çıkıp güneşlenmekten çok keyif alıyor.  "Eee ee ee" itirazları bitti, "kapıyı aç çıkacağım" diyor. :))

15 yorum:

  1. du bi. kedice öğrenecem ben de:)

    YanıtlaSil
  2. aaahhhhh yerimmmm yerimmm
    agzini yuzunu patilerini kuyyugunu yerimmmm keyfini yeriiiiim maşallahhhlar olsunnnn carrefour sanaaa

    ps: bak 1 yorum attim duttum kendimi resmini gorunce dayanamadim şş sessiz ol kovulmayalim ;)

    YanıtlaSil
  3. bide simdi Carrefour sen anlat butun hikayeni kimse okumazsa senle ben okuruz mia da okur pasaya da okuturuz hem sasha sıkılır oyle uzun uzun kucagimda durup okumaz ama biz okuruz ki

    -- Kedili Teyze'mize soyle konustursun seni biraz daha .)

    YanıtlaSil
  4. hhhiii carrefour yandik yandik gene acildi dilimiz beynimiz tuslarimiz iyi mi tutamadik

    aslinda bak real ve migros yaninda benim cok sevdigim magaza isimleri de var
    mesela benimkiler gibi iki kardes olsa birinin adi toys digerinin adi R olurdu, ucuncu gelince de ona us derdik ihi
    guzel olurdu bence walla :)
    anaaa hageden guzel oldu dimi ;)

    iihhihihih

    YanıtlaSil
  5. carrefour bide kedi olmak varmis walla oh mis
    ben hic babamin kucagina tirmanamadim :(
    yani kucukken tirmanmisimdir hatirlamiorum ama buyuyunce i ih hic simarik bi kiz cocugu olamadim
    hale hemen sinirleniverir yuzu asiliverir :(
    pff
    neyse du huzunlendirmeyelim simdi senin anneyi o bana kiyamaz sana da kiyamaz .( .)

    kacmayin len!
    benim odum patliyo walla burdan allah esirgesin nasi toplicaz sizi enemm
    ustelik senin anne de ben gibi fenalik geciriveririz napiosunuz yuregimize mi indiriceksiniz rahat durun bi kizim oglum ya aaa

    YanıtlaSil
  6. hehh acildi tabi benim cenem kovulucaz yeminle :/
    ama yoo anan izin verdi ki bana istedigin kadar mail atabilirsin yorum birakabilirsin dedi o yuzden yemezler pişşiiiik istedigim gibi yazarim ppeeh :))))))

    yahu evde yalniz kalinca madem korkuyosunuz uzuluyosunuz caniniz sıkılıyo bi belli ediversenize gozunuzu seveyim biz de akil hastalari gibi dusunup durmayalim :s
    sizleri evde birakip gidince aklimizla kalbimiz komple sizle kaliyo, ayaklar ve cuzdanlar gidiyo gidilecek yere :/

    YanıtlaSil
  7. hii evet ben farkettiysen brz manyagim boyle parca parca yorum yapmazsam azilan seyleri kacirmisim hissine kapiliorum sonra yaziyi bastan sona tekrar okuyorum kendi yorumumu da yaynlamadan once kirk kere kontrol ediyorum :)
    evet ne var alla alla hih ! :)))
    nerde kalmistik hih dur

    o eeee eeee eeee itirazlarini bi duysam var ya senin o guzel suratini isira isira yerim tirmiklara eee ee lere aldirmadan ya hadi ucuz atlatmisin gene ;)

    ama deme iste evet geldiginde gozyaslari icinde buldu beni diye
    deme be cocuk ben bilmiyosun aglagim zirlagim benimde burda burnumdan gozlerime dogru yaslar yuruyuverir..
    ooof
    aglama len! :'(
    hayir bende aglamiorum brz burnum acidi iyiyim

    bide asabim bozuk bugun babam aradi napiosun minnos para lazimmi dedi ben daha iyiyim yok yok sen napiosun dicekken cat diye kapativerdi :(
    ondan tepem atik :/

    YanıtlaSil
  8. len carrefour biz anneye yorumlari yayinla dedikte bunnari bi yayinlarsa var ya irezil oluruz yeminle senle elaleme ahsuauah
    amaaan yayinlasin ne var o yokken biz senle konusuverdik iki zaten sizin blog diilmi bu bende kedi sayi,lirim boyle mirmir zirzir tistis pispis .)

    iihhiii temeem anan bizi kovmadan biz dagilalim evlere
    arada gelir bakarim sana
    uslu dur len ;)

    optum patilerinden .)

    YanıtlaSil
  9. Hayal kahvem, kedice öğrenmek sözüne bayıldım. Bunu kullanacağım. Sende inşallah öğrenirsin. :)

    LoLla ' m seninle bol bol yazıştık fakat buradn da belirteyim. Yorumların beni mutlu etti sevindirdi ilaç gibi geldi. :)
    Teşekkür ederim deli kızım.
    Merak etme bir tek carrefour'un öyle takıntısı var. Cüncür mesela yanlız olsa keyifle uyur bir güzel. İçin rahat olsun.

    YanıtlaSil
  10. Ayyyy isiririm ben onu yerimmm o gobisini yerim :))) bide takintili sevsinler onun takintisini. Sevildiklerini nasilda biliyo essek sipalari bide takintili oluyolar :)) hikayeyi zevkle okudum devami gelsin lutfenn :)))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah Aner'cim. Halbuki ben karaoğlum Çitlembiğin hikayesini yazıyordum, taslakta yarım duruyor.
      Bir türlü bitiremeyince bunu öne çıkarıverdim. Çaresiz buna devam edeceğiz, Çitlembik bekliyecek. :)

      Sil
  11. beeeen geldim ama dağılmışsınız yaaa noluyooooo :s
    hheeeeyyy aallllooooo ;)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sen olmayınca buralar bomboş. :(

      Sil
    2. Ve Lolla'cım bu yazıya eklediğim son notu oku lütfen. 2014 yılına ait olanı. :)

      Sil

Miyaaaavv dedi kedilerim :)