2 Aralık 2013 Pazartesi

Aah Melül'üm Peter'im (2)

   

Aradan bir-iki ay daha geçti. Ben de böyle bir sıkıntılar başladı, yatınca nefes filan alamıyordum. Bu yüzden de kutunun kenarına boynumu dayayarak oturur pozisyonda uyumaya başladım. Tabi bu şekilde ne kadar uyunursa artık. Göğüs kafesim zorlanmadan dolayı genişledi. Galiba tehlikeli, öldürücü yavru kedi hastalıklarından birine yakalanmışım.
Babamın bir meslektaşı var, bizim gibi riskli hastaların uyutulması gerektiğine inanıyor. Diğer hemcinslerimin selameti içinmiş.  Babam buna şiddetle karşı çıkıyor çok şükür.

30 Kasım 2013 Cumartesi

Aah Melül'üm Peter'im (1)


Beni çok küçükken kız zannetmişler, biliyor musunuz? Gözlerimi böööyle kocaman açıp; her şeye şaşkın bir merakla baktığım için, adımı Heidi koymuşlar. Sonra bi bakmışlar ki ben erkeğim. Adım Peter'e dönmüş.
Fakat bu ismimi pek kullanmadılar. Sanırım -şu meşhur- dobermanın kuyruğumu  koparmasından sonra; çilelerle dolu hayatımdan yola çıkarak  beni "Melül" diye çağırdılar.

6 Kasım 2013 Çarşamba

Evde yeni bebek, kör bebek

Annesi yavruları peşine takıp çok hasta bir vaziyette resmen ölmek için bizim bahçeye gelmiş. Yapılan iğneler son anlarını rahat geçirmesini sağladı işte.Daha iri olan yavru da  muhtemelen gençlik hastalığı ile kısa sürede çok acı çekmeden gitti.:((
Buncağız kaldı tek başına. Geceler soğuuuk, bu yalnız, hasta ve gözlerin durumunu görüyorsunuz. Çok az görüyor,  o da ışıkta  bir şeyleri farketme şeklinde.

27 Eylül 2013 Cuma

Kedi Carrefour Hanım 1

Carrefour (ve Yağmur ve Bora)

Evet buyurunuz bizim Carrefour hanım:
 Carrefour:  Aaa  sıra ne çabuk bana geldi canımın içiii? Daha bana çok var diye rahat, keyifle yatıyordum şuracıkta. Hayırdır?
Ben kedili teyze: Canım öyle istedi tatlım. Hem sen mıır  mıııııır sohbeti en beceren kedimsiin.

Carr:  ıııeeveet çok seviyorum insanları ne yapayııım?
 Ben: O yüzden geldim ben de sana. Hadi anlat bakalım maaavv. :)

26 Eylül 2013 Perşembe

Acar dönmüş :(

 
Ya, biz Julia eski eve gitsin diye ümitle beklerken  geri dönen bu Acar beyefendi olmuş. 
İki- üç gündür kayıptı. Eşim dün hem annesinin, hem bizim pazarımızı yapmak için oraya gittiğinde, bu pisibey karşısına çıkmamış mı? Hasbunallah veniğmelvekil yani. 
Hayır neydi derdin? Nerden aklına esti?  Yediğin önünde, yemediğin arkandaydı, altı ay sonra  bu çalım da neydi böyle? Anlamadık gitti. Seni uzaktan sevmek aşkların en güzeli modunda bir aşk yaşıyorduk kendisi ile. Ben de dışarıda yaşayan kedilerin çok ta ele alışmasına taraftar değilim zaten. İnsanlara ne kadar az alışık olurlarsa, o kadar tehlikelerden korunuyorlar çünkü. 
Bugün ben gittim; gözlerimle gördüm, aslında orada eski canlılığına kavuşmuş, hasta gibiydi, o bile bayağı düzelmiş.

22 Eylül 2013 Pazar

Pisi pisi julia (son)

(Ve uykuda bale yapan Julia pozları)




Gel zaman, git zaman bir kış günü; bizimkilerde bir faaliyet, bir faaliyet.
Bir sürü kutu getirdiler eve, bize yeni yuvalar, oyuncaklar zannettik. İçine girdik, çıktık, zıpladık, hopladık, saklambaç oynadık.
"Hayıır bunlar sizin için değil, bizim" dediler. Dolaplarda ne varsa onlara doldurdular. Bütün oyun kutularımızı  bir kamyona koydular ve gittiler.

5 Eylül 2013 Perşembe

Pisi Pisi julia 3

(Ve  Meltem)

       

                                      Julia'nın  bu şekilde uyuduğu çoğu zaman, yönü de tam kıble olurdu. :))

Evdeki sakin günlerimizde; ben en derin, en tatlı uykumu uyurken annem kendi kendine konuşmaya başlar. Benimle konuştuğunu düşünüp, uykumu feda eder kucağına çıkarım. Kıpır kıpır yuvarlanır ve ve ona sevgi masajını yaparım, ki ben bunu içimden gelen çoşkuyla az biraz tırnaklarımı devreye sokarak yaparım. Annem benimle tatlı tatlı sohbete devam ederken artık canı da acıyınca  " öööf " diye beni kucağından  atar. " İnsanı telefonda da rahat bırakmıyorsun"  diye kızar.

30 Ağustos 2013 Cuma

Pisi pisi Julia 2

Ve köpeklerimiz
Hııım, nerede kalmıştık?
Benim dört yavrumun yanına bir de Carrefour hanım geldi. Zaten ben bahçeye emzirmek için bir uzanıverince; annesini emmeyi bırakmış başka ergenler de  gelip mem.eme yapışıyordu. Hayır bu milli annelik görevi bizde ırsi midir  nedir?
Lulu gibi kapris yapmayı beceremedik gitti!
Bir ay sonra bir de Yağmur bebek çıktı başıma, üstelik bu hanıma evde özel servis yapıyordum.

27 Ağustos 2013 Salı

Pisi pisi Julia 1

Ben Julia. Ama asla böyle seslendiğinizde bakmam.
Tam adım, benim tercih ettiğim şekliyle  'Pisi Pisi Julia'. 
Artık ben;  bu  'Julia' kimdir bilmem de,  seslenişteki 'pisi pisi'  hitabından dolayı mı bakarım???
Yoksa ismimi bütün olarak,  bu kalıpla mı kabullenirim o size bir sır. Benim özelim, o bana kalsın.

17 temmuz 2006 doğumluyum ben. Sevgilim, tatlım, aşkım, bütün dünyaam, insan annemin karşı bahçesinde doğdum hemen. Burası babaannelerinin bahçesi, benim de evimden sonra een sevdiğim hatta birinci sırada sevdiğim yer.


26 Ağustos 2013 Pazartesi

24 Ağustos 2013 Cumartesi

Her eve bir kedi


Bu fotoğraf - geçmişten bir hatıra- ev halimiz.
Şimdi Carrefour bana dedi ya "sen ot yemez insan kızı" diye. Muhtemelen beni sıkı bir etobur sandınız. Severim evet, ama ben  eeen çok üç beyazı severim maalesef. :)  Ayrıca bir de kahvaltı olayına  aşığım.:)
Bu fotoğraf: mutfakta değil, yemek masasında da değil, rahat rahaat  uzuun uzuuun kahvaltı yapmak için portatif masayı  koltukların önüne koyup ta sofra kurmamı görüntülüyor. Tabi bu olaya brunch diyoruz malum. :P (Fotoğrafın tarihi 8-12-2010 saat 11.35)


5 Ağustos 2013 Pazartesi

İlk kedim Maydanoz Hanım

Maydanoz?????  O da kim?
Bu evde sürekli seslenilen 2 isim vardı. Ben beğendiğimi seçtim! 
Bu evin oğlunun adıymış, orası beni ilgilendirmez efendim! 
Benim saf hizmetçiler uzun süre benim adımı öğrenmediğimi sandılar. Asıl bir türlü anlamıyan kendileriydi. Halbuki ben o ismi her seslendiklerinde koştum;  kucaklarına göğüslerine artık neresi müsaitse, oraya yerleştim. 
Ne kadar geç uyandılar Allah'ım yaaa! Sonunda farkettiklerinde eee el mecbur, bana o isimle seslendiler. Oğlan bu duruma bir kızsın, bir sinirlensin!  Maydanoz adı ona kaldı çünkü.

2 Ağustos 2013 Cuma

Ara nağmesi





    Hııım, kedilerin dilinden hikaye anlatacağım dedim ama ilk önce benim konuşmak istediğim bazı konular varmış sanırım blog.:))
  Kedi sahibi olmak ne demektir diye Google amcama sorarsanız karşınıza bir yığın sayfa çıkar muhakkak. Ya da kediden neler öğrenildiğine dair bir sürü yazılar.
    Ama ben bunlardan bahsetmiyeceğim, ben nelerden muzdaribim onları yazacağım sevgili blogum.

1 Ağustos 2013 Perşembe

Yeni bir bloga merhaba

 Kendim için açtım bu 2. sayfayı. Bu sefer uzun uzun uzuuuun yazmak istiyorum. :)

Sayfanın ismi ise  beni anlatıyor, çocuklar taktı bu ismi ve bana böyle sesleniyorlar. Sesleniyorlardı desem daha doğru olacak sanırım, çünkü bir kaç ay önce taşındım.  Burada da komşular  ile daha yakınlık kurmadık -ki hiç sıcak değiller bu arada- ama bu mahallenin kedilerini kapıma alıştırdım bile.
 Bu yeni sayfamda geleni geçeni, eskisi yenisi, hayatıma giren bütün kedilerimin ayrıntılı hikayesi olacak. 
Özellikle geçmişteki, şimdi olmayan kedilerimi anlatmak, hatıralarını canlı tutmak, onları unutmamak için bu sayfa.
Her bir yazı bir kediyi anlatacak, hayatıma kattığı zenginlikler için onlara gönül borcum bu benim.
Hatta becerebilirsem karakterlerine uygun bir dil kullanarak hikayelerini kendilerine anlattırmak istiyorum. Huysuz, cadı, aksi, yumuşak, tatlı, sert, çocuksu, takıntılı, uyumlu  vs. vs.
 Fotoğraflarını bulmam uzun sürebilir, kimi resmi daha sonra ekleyebilirim. İlk amacım sadece yazmak. 
Not: hikaye amaçlı yazmak istiyorum ama bu acıklı hikayeler kaç yaşa hitab eder bilmiyorum. Dedim ya, ilk etapta kendim için yazıyorum. Yorumlar da kapalı olacak, isteyen yazabilir tabi. Ama onları sadece ben okuyacağım muhtemelen. :)